MB Blog        MB Magazin        Sosyal Sorumluluk

Büyük Havuzda Büyük Havuz Problemi

Doğrusu pek de iyi değildi öğrencilik hayatım sırasında matematiğim. Bu durumu açıklarken suçu hep pek sevmediğim matematik öğretmenime atmışımdır.

Gerçek suçlu kim bilinmez ama matematik dört işlemden ibaret oldu hep benim için.

Bana en anlamsız geleni de havuz problemi sorularıydı. Havuzu doldurmayı amaçlayan birisi neden bir yandan da havuzu boşaltan musluğu açıp böyle bir problem yaratır hiç anlayamazdım. Sırf soru olsun diye sorun yaratmak diye buna denir sanırım.

Günümüzde Türkiye’mizin ekonomisi de bu garip havuz problemlerine benziyor sanki. Olmayan matematiğim ile açıklarsam eğer, iyimser bir bakış ile havuz doluyor biraz biraz.

Yani Gayri Safi Milli Hasıla artıyor. Buna zenginleşme diyorlar. Ancak kaynak eşit paylaşılamayınca zenginlerin daha zengin olması sonucu ortaya çıkıyor. Bütçesi küçük olanlar mesela, ellerindeki azıcık dolar değerlendi diye seviniyorlar. Yani doların değerlenmediği aslında Türk Lirasının değer kaybettiğini unutarak. Düşününki dünya koskocaman bir halk pazarı ve tek geçer akçe dolar ya da euro. Siz kendi para biriminizde kazanıyor ancak bu hakim para birimlerinde harcıyorsunuz. Günümüz küresel dünyası tam olarak bu pazara benziyor ve kazancını teşkil eden milli parasının değer kaybetmesine sevinebiliyor insan.

Havuzda su var sanırken aşağıdan boşaltan devasa çeşmeyi fark etmeden.

Bu psikolojide sıkça bahsi geçen 4D döngüsünü yaşatıyor insana.

Burada birinci “D” yani Durum dalgalanan kur. İkinci “D” yani kurun yarattığı Duygu Korku. Bu Duygunun tetiklediği Düşünce yani üçüncü “D” ya gelecek bana kötü deneyimler getirirse ben ve sevdiklerim ne yaparız ve elbette dördüncü “D” Davranış gemisini kurtaran kaptan tavrı oluyor.

Yani kendi bireysel kısır önceliklerine odaklanarak üzerine gelmekte olan tehlikeyi görmezden gelmek. Çok sevdiğim bir söz var;

“Kötümser tüneldeki karanlığı, iyimser tünelin sonundaki ışığı, gerçekler ile yüzleşebilen insan ise hem tüneldeki karanlığı hem tünelin sonundaki ışığı ve hem de üzerine gelmekte olan treni görür”

“Şimdi ve burada”nın gerçeği ile olaylara yaklaşabilmek tam anlamı ile yetişkin olabilmeyi gerektiriyor. Bu özgürleştiren bir bilinç durumu uzmanların tabiri ile.

Yetişkin olabilme yolunda bireyler yalnız değiller aslında. Pek çok yardımcı yöntem bulunuyor ki koçlukta bunların en başında gelenlerinden. Bireyselleşen ama bir o kadar da küreselleşen dünyada geleceğin meslekleri arasında en üst sıralarda yerini alıyor artık koçluk. Birey birey zenginleşmeniz, yetişkinleşerek özgürleşmeniz yolunda yardıma hazır ve nazır.

Egemen Akçora
PCC, AimCC


 

Adres
Vezir Sk. Ünsal Apt.
Kat:9 Daire:10,
Caddebostan, Kadıköy / İstanbul

+90 216 692 0191   +90 555 156 0191

mb@mbakademi.com.tr

İLETİŞİM

 

 

Bizi Takip Edin

linkedin facebook youtube instagram2 twitter